Tiflis Toplantısı Raporu

Dr. Fikret Nesip ÜÇCAN TOSYÖV Başkan Yardımcısı
“KOBİ’LER İÇİN YENİLİKÇİ GİRİŞİMCİLİK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA”
Tiflis (Gürcistan) Toplantısı
12-14 Eylül 2012
Konrad-Adenauer-Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği ve İstanbul’da yerleşik Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Daimi Sekretaryası ile ortaklaşa 12 – 14 Eylül 2012 tarihlerinde, Gürcistan’ın Tiflis şehrinde düzenlenen “Innovative Entrepreneurship And Sustainable Development For SMEs” (KOBİ’ler için Yenilikçi Girişimcilik ve Sürdürülebilir Kalkınma) konulu toplantıda, Arnavutluk, Ermenistan, Azerbaycan, Bulgaristan, Gürcistan, Yunanistan, Moldovya, Romanya, Sırbistan, Türkiye ve Ukrayna temsil edilmiştir. Türkiye güçlü bir katılımla temsil edildi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından AB Dairesi Başkanı Nilay ŞAHİN ve AB Uzman Yardımcısı Kezban AKKURT, KOSGEB’den KOBİ Uzmanları Ertuğrul NAZLI ile Gülşen ALPER katıldılar. TOSYÖV’ü temsilen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Fikret N. Üçcan toplantıya katıldı ve 13 Eylül günü yapılan 2. Oturumda Başkanlık yaptı.
GÜRCİSTAN
Toplantının yapıldığı Gürcistan hakkında bazı temel bilgiler aşağıda verilmiştir:
Yüzölçümü: 69.700 km2
Nüfus: 4,5 milyon
Ortalama ömür: 73,6 yıl
Para birimi: LARİ (GEL) 1 $ = 1,64693 LARI (15.09.2012 itibarıyla)
Ekonomik Göstergeler (2011 itibarıyla):
GSMH : 14,4 milyar $
GSMH reel kalkınma hızı : % 7.0
Kişi başına GSMH: 3.215,4 $
Enflasyon hızı: % 8.5
Dış Kamu Borçlarının GSMH’ya oranı: % 29

Ekonominin Genel Durumu:
Gürcistan’da sosyalist rejimden liberal ekonomiye geçişi sağlamak üzere, son yıllarda geniş kapsamlı radikal reformlar gerçekleştirilmiştir. Pazar ekonomisi yolunda atılan ciddi adımlar arasında, özelleştirme ve yolsuzluklarla mücadele konuları önemli yer tutmaktadır. Ülkenin, dünya yatırım haritasında güvenli ve cazip bir tablo oluşturduğu ifade edilmektedir.
Liberal ekonominin belkemiğini oluşturan işletmelerin gelişmesi yolunda da ciddi bir program izlenmektedir. Bu bağlamda, liberal bir Vergi yasası kabul edilmiş, şirket kurma prosedürleri çok aza indirilmiş ve Gümrük işlemleri sadeleştirilmiştir. Dünya Bankasına göre, vergi mevzuatı bakımından en liberal ülkelerden biri olduğu bildirilmektedir.
KOBİ’ler konusunda, Gürcistan’daki uygulamalar şöyledir:
Küçük işletme: 20’den az çalışanı, 500.000 GEL (Lari) den (yaklaşık 550.000 TL / 304.000 $) az yıllık cirosu olan işletmeler
Ortaboy İşletme: 100’den az çalışanı, 1.500.000 GEL (yaklaşık 1.650.000 TL / 911.000 $) az yıllık cirosu olan işletmeler
KOBİ teşvikleri:
Mikro işletmeler: 30.000 GEL’den (yaklaşık 33.000 TL / 18.220 $) düşük cirosu olan işletmeler vergiden muaftır.
Küçük işletmeler: 100,000 GEL’den (yaklaşık 110.000 TL / 61.000 $) düşük cirosu olan bireysel girişimciler %3 – %5 arasında vergiye tabidir. Uluslararası standartlara uygun muhasebe kayıtları tutmakla mükellef olmayıp alım-satım defterleri ve kasa kaydı tutmak yeterlidir.
Finans Kurumları: Hızlı gelişen bir bankacılık sistemi ve 60’ı aşkın mikro finans kuruluşu mevcuttur.
2. “KOBİ’LER İÇİN YENİLİKÇİ GİRİŞİMCİLİK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA” TOPLANTISI
Toplantı, katılanların toplu olarak ikamet ettiği Radisson otelinde yapıldı. Açılışta söz alan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilâtı (KEİT) Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi T. Chebeleu, içinde bulunduğumuz yıl başlarında yapılan bir Çalışma Grubu toplantısında kabul edilen Yeni Eylem Planına göre, üye ülkelerin KOBİ’leri ve KBOBİ’lere destek sağlayan kurum ve kuruluşları arasında teknolojik ve ekonomik işbirliğinin arttırılmasına ve bu bağlamda enerji verimliliği alanında daha fazla çaba gösterilmesine karar verildiğini bildirdi. 26 Haziran 2012’de Istanbul’da gerçekleştirilen (KEİT) Zirve toplantısında, ”KEİT Ekonomik Gündemi: Daha İleri bir KEİT Ortaklığına Doğru” stratejisi çerçevesinde benimsenen hedeflerden birinin, KOBİ sektörünün sürdürülebilir biçimde kalkındırılmasına destek sağlamak olduğunu vurguladı (EK:3).
Ankara’da yerleşik Konrad Adenauer Stiftung Derneği Başkanı Colin Dürkop, AB içinde, Lizbon Stratejisi çerçevesinde KOBİ’lere verilen önemi belirtti ve Lizbon Stratejisi belirlediği tüm hedeflere ulaşmış olmamakla birlikte, büyük şirketlerin sayısı %5 artarken KOBİ’lerin %13 arttığını bildirdi.
Bu ifadeler, KOBİ’lere ilişkin sorunların ve bu sorunlar için bulunacak çözümlerin bütün ülkelerde gündemin ön sıralarını işgal ettiğini göstermekte ve TOSYÖV’ün çalışmalarının ne denli önemli bir alana hitap ettiğini ortaya koymaktadır.
Toplantıda söz alan konuşmacıların sunuşlarında vurgulanan belli başlı noktalar aşağıda özetlenmiştir:
1. Yaratıcılık ve inovasyon bir işletmenin en önemli unsurudur. İşletmeler devamlı olarak inovasyon yapmak zorundadır. Bunu gerçekleştirebilen işletmeler risklere karşı daha dayanıklı olur; değişime kolaylıkla karşı koyabilirler; kârlılıklarını artırabilir, yeni ürünler geliştirebilir ve daha verimli çalışırlar. İnovasyon herhangi bir Bakanlığın ya da kamu kurumunun belirlediği bir süreç değildir. Ancak, bu kurumların çeşitli enstrümanlar oluşturarak inovasyona uygun bir ortam sağlamaları gerekir. Bu bağlamda, bürokratik işlemlerden ve karmaşık mevzuattan kaynaklanan yükün azaltılması, Ar-Ge çalışmalarında vergi indirimleri ve araştırma yatırımlarına parasal destek sağlanmasının yanı sıra gençlere yönelik girişimcilik programları ve gençler tarafından kurulan KOBİ’ler (genç KOBİ’leri) için Eğiticilerin Eğitilmesi konularının öncelikle ele alınması gerekmektedir.
2. İnovasyon pazarda rekabeti sağlamaya yol açar. İnovasyon yönetimi önemli bir süreçtir. KOBİ’lerin çoğunluğu yeni ürünlerini planlamak, uygulamak ve pazarlamak konusunda büyük güçlüklerle karşılaşır. Genellikle inovasyonun gerçek anlamını da bilmekten uzaktırlar. İnovasyon yapmayan işletmeler kısa zamanda durgunluğa düşür ve yenilenmediği sürece rekabet pozisyonunu kaybeder. İşletmeler, çevrede her şey değişirken kendilerinin de değişmesi gerektiği gerçeğini kabul etmek zorundadır.
3. KOBİ’lerle ilgili tedbirler geliştirilirken girişimcilik eğitimlerine, özellikle de finans yönetimi ve danışmanlık hizmetlerinin önemi konularına yeterince önem verilmemektedir. Kamu kurumları vergi ve mevzuat üzerinde yoğunlaşmakta, teşvik sistemlerini kullanarak KOBİ’lerin gelişmesine uygun ortamlar geliştirmeyi yeterli saymaktadırlar. Ne var ki, bu arada yeni iş fikirlerinin kalitesi ya da yaratıcılık konuları ihmal edilmektedir.
4. KOBİ’lere kredi konusunda kolaylık sağlanmasının önemi bilinmektedir. Bu kapsamda, Türkiye’de KOBİ’lere sağlanan çeşitli destekler ve kredi modellerinin iyi bir örnek oluşturduğu ve AB’deki en iyi uygulamalara yakın olduğu vurgulanmıştır. Toplantıya katılan KOSGEB temsilcisi, KOBİ’lerle ilgili finans modelleri ve özellikle de KOBİ Borsası, Risk Sermayesi ve Kredi sistemleri gibi konularda, yeterli talep olduğu takdirde, çalıştaylar ve seminerler düzenleyerek Türkiye’deki bilgi birikimini paylaşmak arzusunu ifade etmiştir.
5. Tarım sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’lerin uluslararası dağıtım ve tüketim zincirleri karşısında zayıf durumda olmaları önemli bir sorun alanı teşkil etmektedir. TOSYÖV’ün bu alana eğilmesi halinde bir çok işbirliği imkânı doğabileceği belirtilmiştir.
6. AB’nin 2020 Stratejisinde, Inovasyon Birliği ile Küreselleşme Çağı için Sanayi Politikası olarak yer alan iki önemli girişimin, AB ülkeleri arasındaki inovasyon uçurumunu kapamaya yardımcı olacağı düşünülmektedir.
7. Güney Kafkasya ülkelerine yönelik olarak, genç KOBİ’lerinde liderlik ve ortaklık konulu bir uluslararası çalıştay düzenlenmesi öngörülmektedir.
8. Karadeniz İşbirliği Teşkilâtı (KEİT) üyesi ülkelerde, yeni teknolojilere dayalı iş kuran girişimcilerin ya da KOBİ’lerin gelişmesini sağlayacak teknoparklar kurulması ve bunlar arasında ağlar oluşturulması özendirilmelidir. KEİT, Karadeniz bölgesinde KOBİ’lere teşvikler sağlamaya devam etmeli ve bu alanda, Konrad Adenauer Stiftung’la geleneksel işbirliğini sürdürmelidir. BM’de Danışman olarak çalışmış Macar uzman Dr. Antal SZABO’nun kurucusu ve Bilimsel Direktörü olduğu ERENET ağının da bu işbirliğinde yararlı olacağı ifade edilmiştir.
9. Ayrıca, KEİT üyesi ülkelerin, Avrupa Komisyonu’nun 2014-2020 yıllarını kapsayan İşletmelerin ve KOBİ’lerin Rekabet Gücünü Arttırma (COSME) Programının uygulanması için hazırlık yapmaları gereği üzerinde durulmuştur.
SONUÇ
1) Türkiye’de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı başta olmak üzere KOBİ’lere destek sağlayan KOSGEB gibi kamu kurumları ve meslek kuruluşları, Odalar vs. dışında, bu alandaki en önemli isim TOSYÖV’dür. TOSYÖV’ün bu işlevini başarılı bir şekilde sürdürebilmesi için Uluslararası ilişkiler alanında bir stratejik bir plan yapılması ve bu Plana dayalı bir program uygulaması gerekmektedir. TOSYÖV’ün etkinliğinin önemli bir göstergesi, aynı alanda faaliyet gösteren uluslararası kuruluşların çalışmalarında yer almış olmasıdır. TOSYÖV’ün bu konudaki başarısı, uluslararası çevrelerde adının tanınmasından ve yaptıklarının bilinmesinden anlaşılmaktadır.
3. Bu ilişkileri daha da sıkılaştırmak için, uluslararası STK’ların çalışmalarını yakından takip etmek, bunlarla işbirliğini sürdürmek ve daha yakın çalışmak gerekmektedir. Bu işbirliğinin geliştirilmesinde ilk aşamada iki kuruluşun adı üzerinde durulmalıdır:
a. Merkezi Brüksel’de bulunan “European Small Business Alliance (ESBA)” (Avrupa Küçük İşletmeler İttifakı), AB Komisyonu, Avrupa Parlamentosu, AB Konseyi ve diğer ilgili AB kurumlarıyla işbirliği halinde çalışan ve AB’deki gelişmeleri yakından takip eden bir STK’dır.
b. “Union Mittelstaendischer Unternehmen e.V. (UMU)” (Almanya Küçük ve Ortaboy İşletmeler Birliği) 1985’te kurulmuş bu STK, çalışan sayısı 20’den az olan tük KOBİ’lerin üye olabildikleri bir Birliktir. 200.000 kadar üyesi olduğu bildirilmektedir.
4. AB’nin KOBİ’ler, girişimcilik, inovasyon gibi alanlarda çok zengin programları bulunduğunu akılda tutmak gerekir. Bu kapsamda genç girişimcilere yönelik “Erasmus for Young Entrepreneurs” adlı mübadele programına dahil olmak ve genç girişimcilerin başka AB ülkelerinde kazandıkları deneyimleri paylaşmalarına katkıda bulunmak TOSYÖV için iyi bir etkinlik olabilir. Ayrıca kadın girişimciler için mevcut AB program ve imkânlarından yararlanmak da düşünülmelidir.

Previous Aralık 2008
Sonraki Beceri Geliştirmede İnovasyon Konferansının Ardından