Kadıköy çarşısında ekonomi, yeniden canlanıyor…

Kadıköy çarşısında ekonomi, yeniden canlanıyor…

Kadıköy’ün en renkli noktası olan tarihî çarşı, civarda AVM’ler açılmasına rağmen haftanın yedi günü alışveriş imkânı sağlayan yerlerden biri.

Vapur iskeleleri, toplu taşım araçları, metro insanlarımızı Kadıköy’de buluşturan çarşıya hayat veren araçlar. Çevresindeki sosyal ve kültürel mekânlarla, sokak aralarına hayat veren kafeler, birahaneler, esnaf lokantaları, şarküteri dükkânları, kitap kurtlarına hitap eden kitapçılar çarşısı, Akmar Pasajı gibi herkesin uğrayabileceği mekânlar burayı zenginleştiriyor.

Örneğin, balığın, sebzenin en tazesini ,dükkanlarda her şeyin en iyisini bulabilirsiniz..

Kadıköy Çarşısı’nın tarihe geçmiş esnaflarından bir bölümü çeşitli nedenlerle kapanmış olsa da

 tespit edebildiğim kadarıyla; Yanyalı Fehmi Lokantası, Cafer Erol Şekercisi, Özcan Turşu, Rıfat Sargın Eczanesi, Adapazarı Islama Köfte, İnegöl köftecisi, Beyaz Fırın, Hacı Bekir Şekercisi, Baylan Pastanesi, Kuru Kahveci Mehmet Efendi Mahdumları gibi esnaflar günümüzde de çalışmaya devam etmekteler..

Önceki gün eşimle birlikte önce çarşı içinde dolaşmış, öğle yemeği içinde “Yanyalı Fehmi Lokantası”na gitmiştik.

Burası, öğrenciliğimden bugüne kadar fırsat buldukça geldiğim mekânlardan.

Lokantanın kurucusu, Yunanistan’ın Yanya şehrinden, Balkan Savaşı sırasında Türkiye’ye gelmiş Fehmi Efendi.

1919 yılında İstanbul Kadıköy’de saraydan ayrılma Bolulu Hüseyin Efendi’yi de baş aşçı olarak yanına alıp lokantayı açmış. Türk mutfağına damak tadıyla, çeşnisiyle verdiği hizmetle ün yapmış Zamanında İsmet İnönü, Yahya Kemal gibi ünlü müşterileri ağırlamış. 101 yıllık lokantayı, üçüncü kuşaktan Tansel-Can-Ergin adlı kuzenler yönetiyorlar.

Yemekte Ergin beyle, pandemi öncesi ve sonrası kendi işleri ile Kadıköy Çarşısı’ndaki esnaflarımızın durumlarını konuştuk.

Sohbetimize, “Yanyalı Fehmi Lokantası’nın bugün çok değerli bir marka olmasında yatan sırrı nedir” sorumla başladık.

Ergin bey şu bilgileri veriyor: “Pandemi sürecinde çarşıda birçok iş yeri gibi bizde bir süre kapalı kaldık. 1 Haziran’da açılmamızla birlikte, yıllardır sürdürmekte olduğumuz sistemimizi tekrar çalıştırmaya başladık. Sistemimiz şöyle işlemekte; “Sebze her sabah çarşı içinden günlük olarak alınır.

 Balıkesir’den karkas gelen et burada işlenir. Sütümüz mandıradan günlük olarak gelir.

Yemeklerde kullandığımız suyu arıtır bir gün dinlendirdikten sonra kullanırız. Pandemi öncesine kadar Türkiye’mizin hiçbir lokantasında bizdeki kadar yemek ( salata ve tatlı dan oluşan 100 çeşit) çeşidi yoktu.”

Pandemi sürecinde ne yaptınız sorumu ise Ergin bey; “Mekanın sahibiyiz, yıllardır birlikte çalıştığımız 20 personelimiz var, hiç kimseyi işten çıkarmadık, bir bölümüne ücretli izin verdik. Tasarruf edebileceğimiz noktalarımızı değerlendirdik. Müşterilerimizi rahatsız etmeden maliyetlerimizi düşürmek amacıyla yeni bir menü oluşturduk. Bu süreçte Halkbank’tan esnaf kredisi kullandık, önümüzdeki günlerde geri ödemeye başlayacağız” diye cevapladı.

“Pandemi sürecinde çarşıda ticari durum nasıldı” soruma ise “Herkes bizim gibi etkilendi.

Cıvıl cıvıl olan çarşımız bir süre sessizliğe büründü. İnsanlarımız salgın nedeniyle önlemlerden biri olarak alış veriş için çarşıya gelmek yerine e-ticareti ve mahallelerindeki marketleri seçtiler.

Bir bölümü de örneğin, 65 yaş ve üstü kısıtlama nedeniyle uzun süre çarşıya gelemediler.

Çarşıyı ve bizi olumsuz etkileyen bir faktörde, çarşı bölgemizde konuşlanan bankalarda ve büyük şirketlerin ofislerinde çalışanların evden çalışma-esnek çalışma gibi mesaileri oldu.

Bugünlerde insanlarımızın tatil dönüşüyle birlikte çarşımızda ve bizde işler hareketleniyor.

Pandemi öncesine göre işler yüzde elli seviyesine gelebildi…

Bunu olumlu gelişme olarak görüyoruz.

Umudumuz arttığını söylemekle birlikte, son günlerde salgın vakalarındaki artışlar çarşıdaki bütün esnaflarımızı tedirgin ediyor. Umudumuz ve beklentimiz salgının giderek azalarak çarşımızdaki yaşamın, tekrar canlanarak cıvıl cıvıl olması” diyor Ergin bey..

Çarşıyı dolaşırken hareketliliğin başladığına tanık olabiliyorsunuz.

Aralıklı sürelerde olsa 1953 yılından beri Kadıköy’de yaşayan “Kadıköy’de yaşamak ayrıcalıktır” söylemini benimseyen bir kişi olarak çarşıdaki Pandemi öncesinde olduğu gibi tüm esnaflarımızın yüzlerinin yeniden gülmesini diliyorum…

Previous Plastik Sektörü, İkinci 500’de Ağırlığını Arttırıyor…
Sonraki COVID-19, herkese dijital dönüşümü öğretiyor…