“COVİD 19”un KOBİ’lere yarattığı sorunlara TOSYÖV’den çözüm önerileri…

“COVİD 19”un KOBİ’lere yarattığı sorunlara TOSYÖV’den çözüm önerileri…

COVİD 19 Virüsü insanların yaşamlarını, ülkelerin ekonomilerini tehdit etmeye devam ediyor.
Ülkemiz ekonomisinin dinamiklerinden KOBİ’ler, virüsün etkilerini hasarsız atlatabilmek için Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ekonomimizi yöneten ve yönlendirenlerce bir dizi teşvik ve destekleri uygulamaya koydular.

Bu süreçte ekonomiyle, KOBİ’lerle ilgilenen sivil toplum kuruluşları, yürürlüğe konulan uygulamaları ve yapılması gerekli gördükleri ek desteklerle ilgili görüş ve önerilerini kamuoyuna açıklıyorlar.

Örneğin, 30 yıldır girişimcileri, KOBİ’leri hizmette hedef kitle olarak alan bugüne değin geliştirdiği projelerle de başarılı çalışmalarını sürdüren Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli işletmeler ve Serbest Meslek Mensupları ve yöneticileri Vakfı (TOSYÖV ) Başkanı Ş. Nezih Kuleyin, COVİD-19’un ekonomiye olan olumsuz etkilerini şu sözlerle değerlendiriyor ve önerilerini sıralıyor:
“Ortaya çıkan krizin kısa vadeli bir kriz olmadığı artık herkes tarafından kabul edilmektedir bu nedenle kısa vadeli olarak kurgulanan çözüm önerileri yerine uzun vadede ne yapılması gerektiği konuşmamız gerektiğine inanmaktayım.

TOSYÖV KOBİ’lerin sivil toplum kuruluşu olmakla birlikte krizin sadece KOBi’lerin sorunlarının çözülmesi ile aşılabileceği görüşünde değilim.

KOBİ’lerin özel olarak büyük şirketlere göre daha farklı sorunları var mıdır?
Evet, vardır ve bunlardan en önemlisi de sermaye derinliğidir.
Günü birlik yaşayan KOBİ’ler bu krizde de KOBİ olmanın etkisini hissetmektedirler.
Örneğin kısa vadeli borç ödemelerinin ertelenmesinde bile özel bankalarda sorunlar çıkmakta ve ertelenmeler gerçekleştirilemediğine dair duyumlar alınmaktadır.
Bu sorunlar hızla düzeltilmelidir.

Piyasa da borçların üç ve altı ay biçiminde ertelenmesi pansuman etkisi olarak değerlendirilebilir. Ama daha kökten çözümler üretmek sorundayız.

Ekonomi topluca ele alınmalı ve hiçbir sektör mücbir sebep dışında tutulmamalıdır.
Örneğin makine imalat sektörü mücbir sebep hali dışında tutulan sektörler arasında olması on binlerce KOBİ’nin yer aldığı bu sektörün şu dönemde elde ettiği uluslararası piyasalardaki göreli üstünlüğünü kaybetmesine neden olabilir.

Ana amaç üretimin sürdürülmesi için yeni yöntemlerin geliştirilmesi olmalıdır.
Sağlık ikinci plana atılmadan bunun başarılabilmesi şarttır.

İçinde bulunduğumuz durumu sağlıksız şartlar içeren üretim ortamlarının da yeni bir gözle ele alınması için bir fırsat olarak da değerlendirilebiliriz.

KOBİ’lerin yasal örgütlenmeleri olan kuruluşlar banklarla olan ilişkilerde ve faizsiz destek sağlanması konusunda ‘Nefes Kredisi’nde olduğu gibi yeniden devreye girmelidirler
Kredi vadelerinin üç ay ya da altı ay ertelenmesi kısa vadede tabii ki çok önemlidir ama krizin en az dokuz ay ve üzeri bir süre devam edeceği konusunda genel bir kanı oluşmuştur.
Bunun önleminin şimdiden alınması gerekmektedir.

Para basma konusunda çok ciddi bir talep oluşmuştur.

Bu önerinin olumlu ve olumsuz boyutları ile hızla değerlendirilerek eyleme geçilmesinde yarar vardır.

Sanki bankaların krizden etkilenmemesi kesinmiş gibi bir yaygın bir anlayış vardır.

Bankalarda sonuç itibariyle anonim şirketlerdir ve krizin tüm zararını üstlenmeleri mümkün değildir. Nasıl kamu bankaları yıl sonunda görev zararı yazabilme kapasitesine sahiplerse özel bankalar içinde zararı eritecek bir yöntemin geliştirilmesi gereği vardır.

Diğer bir anlayış krizden çıkmayı sadece hayal haline dönüştürmekte ya da şirketlerin üç ya da altı ay sonra birikmiş borçlarını tüm faizleriyle birlikte yeniden ödeyebileceği varsayımını kabul etmemizi gerektirmektedir ki bu imkânsızdır.

Temel anlayış değişikliğine ihtiyacımız olduğunu belirmiştim.

İhracat yapabilecek ya da ithal ikamesi yapabilecek sektörlere özel bir önem vermek zorundayız.

Çin yeniden toparlanmaktadır ve eğer biz bu kısa dönemde yarattığımız dış pazar olanaklarını ve rekabetçi sektörlerimizi ayakta tutamazsak yeniden kaybetme durumu ile karşı karşıya kalabiliriz.

Bugüne kadar hükümetimizce alınan destek kararlarını olumlu bulmakla birlikte, bugün ve gelecekte KOBİ’leri ayakta tutmak için alternatif yöntemleri yaşama geçirme zamanıdır.

Bu yatırım ortamının geliştirilmesi olgusuna yeni bir bakış açısı getirmemiz gerekmektedir.
Bugün tüm sektörlerin ana gövdesini KOBİ’ler oluşturmaktadır.

KOBİ’lerin yaşamlarını sürdürememelerinin sonucu sadece ekonomik bir kriz değil toplumsal bir sorun haline dönüşebilir.

Bu nedenle her şartta desteklerin ana ekseninin KOBİ’lerin yaşamını sürdürmesi üzerine kurulması kısa vadeli desteklerin uzun vadeli desteğe dönüşmesi geleceğimiz açısından çok büyük bir öneme sahiptir.”

 

Hilmi DEVELİ

EKONOMİDE SATIR ARASI

hilmideveli@gmail.com

Previous TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Yusuf Ata ARIAK’ın vefatını öğrenmiş bulunuyoruz.
Sonraki Sayılarının artmasını dilediğimiz bir örnek…