COVID-19, herkese dijital dönüşümü öğretiyor…

COVID-19, herkese dijital dönüşümü öğretiyor…

COVID-19 hayatımızda öncelikle alışkanlıklarımız olmak üzere pek çok şeyi radikal şekilde değiştirdi.

Hayatımıza sosyal mesafe, maske, sokağa çıkma kısıtlaması gibi yeni kavramlar girerken, eğitimin, işlerin bu zor günlerde de sürdürülebilmesi için dijital dönüşüm kurtarıcımız oldu.

Dijital dönüşümü, Türkiye Bilişim Derneği (TBD) İstanbul şubesi başkanı Deniz Tiryakioğlu ile konuştuk.

Deniz hanım iş yaşamında, bilişim sektöründe, aile şirketlerinde kurumsallaşma ve işletmelerde dijital dönüşüm konularında projeleri başarıyla uygulayan kişilerden.

Dijital dönüşüme ilişkin değerlendirmeleri ise özetle şöyle; “Özellikle son 4-5 senedir üzerinde durduğumuz ve her ortamda her fırsatta dile getirdiğimiz önemini vurguladığımız dijital dönüşüm pandemiyle birlikte hayatımıza çok hızlıca girdi ve senelerdir ertelediğimiz birçok teknolojik okuryazar ve kullanımı hayatımıza hızlı bir şekilde soktu.

İs yapış modellerimizin hızlıca değişmesi ve dijitalleşmenin hayatımıza hızlıca girerek yeni normalimizin en önemli bileşenlerinden oldu.

Dernek olarak Aralık 2019’da düzenlediğimiz 13. İstanbul Bilişim Kongremizde vurguladığım gibi; “Dijital dönüşüm, hepimizin içinde bulunduğu kaçınılmaz değişim. Bu değişim çok kısa bir süre içinde bütün iş yapış ve hatta yaşam şekillerimizi değiştirecek. Bilişim teknolojileri ile bugünden yapacaklarımız, alacağımız önlemler, girişimler çalışmalar geleceğimizin aynası olacak.

KOBİ’ler için üretim süreçlerinde dijital dönüşümün sağlanması, kurumsal ve yönetsel yetkinliklerin geliştirilmesi, bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı imkânlardan faydalanma, e-ticaret ve e-ihracat uygulamalarının kullanımı önem taşıyor” demiştim. Dünyamızda başlayan COVID-19 salgınıyla tüm yaşantımız alışkanlıklarımız, iş yapış modellerimiz, sosyal yaşantımız nerdeyse her şeyimiz değişti.

Salgınla mücadele yoğun çalışmalara rağmen salgın, tüm dünya sağlığını hala tehdit ederken diğer taraftan da dünya ekonomisini olumsuz etkilemektedir.

Bu salgının yayılmasının önlenmesinde, tedavi süreçlerinin iyileştirilmesinde ve hatta ekonomiye etkilerinin azaltılmasında en önemli yardımcımız dijital teknolojiler olacaktır.

COVID-19 ve benzeri küresel sorun ve krizler karşısında en büyük dayanağımız dijital teknoloji ile sağlam bir dönüşüm ekosisteminin oluşturulmasına bağlıdır.

Ekonomi boyutuyla irdelediğimizde hızla gelişen teknoloji dünyasında rakiplere karşı durmak, iş süreçlerini etkin bir şekilde yönetebilmek, katma değerli hizmetler yaratabilmek, rekabet avantajı sağlayan bilgiye ulaşabilmek ve bu bilgiyi yönetebilmek için firmaların bilişim teknolojilerinden faydalanmaları kaçınılmaz bir gerçektir.

KOBİ’ler için üretim süreçlerinde dijital dönüşümün sağlanması, kurumsal ve yönetsel yetkinliklerin geliştirilmesi, bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı imkânlardan faydalanma, e-ticaret ve e-ihracat uygulamalarının kullanımı önem taşıyor.

Hızla gelişen küresel rekabette Türkiye’ye baktığımızda ise teknolojilerin kullanılmasının henüz istenen seviyede olmadığımızı görüyoruz.

Tabii ki bunun çok farklı nedenleri de var ama önde gelen nedenlerden biri de işletmelerin bilişim teknoloji yatırımlarına bir maliyet kalemi olarak görmeleri çok yanlış bir kanıdır.

Göreceksiniz ki yatırımlarınız çok kısa sürede kendisini amorti edecek ve işletmeniz sadece ulusal değil uluslararası arenada da söz sahibi olacak ve hak ettiği üst seviyelere çıkacaktır.

Teknoloji kullanmayan firmalar ise kısa zaman içinde maalesef yok olmak durumunda kalacaklar.

Şu anda yaşanan yeni koşullar altında bu güne kadar yapısal olarak dijital dönüşümünü tamamlayabilmiş olan KOBİ’ler, krizin getirdiği zorluklarla bir şekilde mücadeleyi sürdürebilmektedirler.

Bu noktaya gelememiş veya dijital dönüşüm konusunu ticari veya üretim altyapısına alamamış olan KOBİ’lerimiz ise çok zor duruma düşmüş ve mevcut durumdan çok önemli bir ders çıkarmak durumunda kalmışlardır.

Ancak bir yandan da bu durumda kendilerini teknik ve finansal açıdan tek başlarına kısa bir sürede yeni koşullara adapte etmeleri söz konusu olamayacaktır.

Bu durumun reel ekonomiye olacak ciddi olumsuz etkileri de dikkate alınmalıdır.

Bu noktada devlet destek ve teşvikleri de tabi ki çok önemlidir.

Bu süreç tek taraflı yönetilecek bir durum değil, devlet, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, STK’lar, firmalar hep beraber yürüteceğimiz bir süreçtir.

Tıbbi sonuçların bulunması geciktikçe süre uzayacak ve bizler yeni normalimize alışırken iş yapış modellerimizi de bundan sonraki çalışma modelimize göre şekillendirmeye devam edeceğiz.

Krizleri fırsata çevirerek hem bu yeni yaşamımıza hızlıca ayak uydurmalı ve gereken teknolojik desteklerden yararlanmalıdır.

Şuana kadar geçirdiğimiz pandemi dönemi, dijital teknoloji ve uygulamaların kullanımı ile krizlerin nasıl fırsatlara dönüştürülebileceği açıkça göstermiştir.

Yeni normalde geleceğimizi şekillendirmek için Devlet desteklerimizle beraber birçok dijital dönüşüm teknolojilerini geliştirmeye, üretmeye ve ihraç etmeye yönelik politika ve stratejileri hayata geçirmeliyiz.

Bu zor dönemlerde her şeyden önce yapmamız gereken ise, kendi sağlığımızı aile sağlığımızı, toplum sağlığımızı korumaktır.

Lütfen salgının artmış olduğu bu sonbahar dönemine girerken kurallara uyalım uyarıları önemle dikkate alalım. Gece gündüz demenden bizler için çalışsan başta kahraman sağlık ekiplerimize yetkililerimiz olmak üzere tüm bizler için çalışanlarımıza teşekkürü tekrar bir borç biliriz” diyor.

Değerli başkan Deniz Tiryakioğlu’nun dijital dönüşüme ilişkin değerlendirme ve önerileri özetle bunlar..

Previous Kadıköy çarşısında ekonomi, yeniden canlanıyor…
Sonraki COVİD-19’un turizm sektöründeki KOBİ’lere etkileri…