“Atık İthalatı Çalıştayı”ndan notlar..

“Atık İthalatı Çalıştayı”ndan notlar..

Ekonomide Satır Arası

Hilmi DEVELİ

hilmideveli@gmail.com

“Atık İthalatı Çalıştayı”ndan notlar..

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 10-13 Kasım 2019 tarihleri arasında Antalya’da bir “Atık İthalatı Çalıştayı” düzenledi.

 ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’nün öncülüğünde gerçekleştirilen çalıştay kapsamında atık ithalatı ile ilgili uygulamaların güçlendirilmesi, geliştirilmesi ve ilgili paydaş gruplarla bilgi alışverişinde bulunulması amaçlandı.

İlgili bakanlıkların, sanayicilerin, STK’lar ile oda ve birliklerin iştirak ettiği çalıştay kapsamında Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği ile ilgili yapılacak iş ve işlemler de müzakere edildi.

 Böylece son günlerde sıklıkla gündeme gelen atık ithalatına ilişkin 2020 yılında hangi uygulamaların yürürlüğe alınacağı hususu da tartışılmış oldu. “

Bu bilgileri açık kaynaklardan edindikten sonra çalıştayda  değinilen konuları ve önerileri

Çalıştaya  İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ( İKMİB’)ni  temsilen katılan  Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) başkanı Selçuk Gülsün ve  Genel Sekreteri Dr. Selçuk Mutlu ile görüşerek, sürecin devamında ortaya çıkabilecek gündemleri görüştüm.

Dr.Mutlu  Yıllık Atık İthalatı Uygunluk Belgesi Düzenlenmesi Konusunda Görüş Birliği Oluştu

Bakanlık Merkez Teşkilatınca yıllık atık ithalat belgesi ve ithal edilecek miktara ilişkin kapasite raporları doğrultusunda tahsisat tablosu düzenlenmesi hususunun Bakanlıkça önerildiğini belirten Dr. Selçuk Mutlu, konu üzerinde paydaşların ekseriyetinin olumlu yaklaşımı ile bir görüş birliği oluştuğunu ifade ediyor.

 Mutlu, belli bir ücret karşılığında işletmelere yıllık olarak düzenlenen “Plastik Hurda İthalatçı Belgesi” verilebileceğini, zira benzer bir düzenlemenin Metal Hurda İthalatçı Belgesi şeklinde uygulamada yer bulduğunu vurguluyor.

Kamuoyuna “çöp ithalatı yapılıyor” şeklinde lanse edilen girişimler olabildiğini ifade eden Dr. Selçuk Mutlu: “söz konusu atık ithalat belgesi ile yeterli kapasiteye sahip olmayan işletmelerin ithalat yapabilmesinin önüne geçilebilecektir.

 Paydaşların yüksek bir çoğunluğu Bakanlığın denetim ve benzeri süreçlerini iyileştirebileceğini düşündüğü bu uygulamayı memnuniyetle karşılamıştır.

 Ne var ki, yurtiçi hurda kullanımına yönelik getirilebilecek oransal bir zorunluluk ekonomik dengeleri yerinden oynatabilir” diyor..

PAGDER başkanı Selçuk Gülsün  ise Çalıştayı ve  özellikle “atık İthalatı”nın sektöre,  ekonomiye katkısını şu sözleriyle anlatıyor..  

Çalıştayda değinilen ve uzlaşı sağlanan konuları olumlu buluyorum.

Plastik sektöründen katılım gösteren diğer STK temsilcileriyle sektör sanayicileri Çevre ve Şehircilik, Ticaret, Sanayi ve Teknoloji Bakanlıklarından katılan yönetici ve bürokratlarla görüşlerini paylaşarak ortak bir tebliğ hazırlanması konusunda görüş birliğine vardılar.

Bunun için de ilgili tarafların birlikte çalışacağı bir komite oluşturulması yönünde karar alındı.

Avrupa ikincisi olan sektörümüz, uluslararası dış lobilerce hedef alınmakta ve günümüzün en önemli sektörleri arasında yer alan plastik geri dönüşüm sektörü bitirilmek istenmektedir.

Türkiye’nin plastik hammadde tarafında yüzde 90 oranında dışa bağımlı olduğunu dile getiren Gülsün, şu andaki yatırımlarla geri dönüştürülmüş plastiklerden elde edilen hammaddenin bir petrokimya tesisinin sağlayacağı üretime yaklaştığını ifade etti.

Gülsün, şunları da ekledi: “ülkemizde kaynağında ayrıştırmanın yeterli olmaması nedeniyle mevcut halde temiz, geri dönüştürülebilir atıkları ithal ediyoruz ancak sıfır atık projesi ile birlikte ülkemizdeki geri dönüştürülebilecek atık miktarının da yeterli hale gelebileceğine inanıyoruz.

 Hedefimiz,  2030’da plastik hammaddede cari açığımızı %35,1 azaltmak.

 Bununla birlikte, plastik geri dönüşüm endüstrisi petrokimya yatırımlarından farklı olarak ülke sathına yayılabiliyor ve bu durumda bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasına da katkıda bulunuyor.

 Ancak, eğer rekabetçi fiyatlarla plastik hurda ithal edilmezse, orijinal hammadde ithal edileceği unutulmaktadır.

 Yani plastik geri dönüşüm sektörü yara alırsa, 2-3 kat daha pahalı hammadde almak zorunda kalacağız.

Bu da 2030 yılı için ekstra, yaklaşık 5 milyar dolar ek cari açık demektir.

 “Sektör 654 milyon dolar cari fazla verdi”

 2018’de 116 milyon dolar hurda ithalatıyla   sektör olarak  770 milyon dolar ihracat geliri sağladık..

 Türkiye’de plastik geri dönüşüm işletmelerinin, plastik hurda ve hammadde ithal ederek ekonomiye ciddi bir katma değer sağladığını vurgulayan Gülsün, bu işletmelerin geri dönüşüm faaliyetlerinin; istihdam, katma değerli ihracat ve yatırımlarda bir kaldıraç görevi üstlendiğini anlattı.

Gülsün, çöp ithalatının Türkiye’nin de taraf olduğu Basel Konvansiyonu kapsamında yasaklandığını, ithal edilen tüm ürünlerin “çöp değil ekonomik değeri olan geri dönüştürülebilir hurda” olduğunu

ancak, eğer rekabetçi fiyatlarla plastik hurda ithal edilmezse, orijinal hammadde ithal edileceği unutulmaktadır.

Plastik geri dönüşümü sektöründe bin 39 lisanslı işletme bulunduğunu, bu işletmelerin direkt ve dolaylı olmak üzere 350 binden fazla istihdamı etkilediği “  bilgisini verdi başkan Gülsün..

“Atık İthalatı Çalıştayı”na katılan PAGDER başkanı Selçuk Gülsün ile genel sekreter Dr. Selçuk Mutlu’nun  verdikleri  bilgiler  özetle bunlar..

Previous Trabzon "KOBİ'lere, Girişimcilere Sağlanan Destekler ve Finans olanakları" konulu toplantımızın haberi, KOBİEfor Dergisi - Kasım ayı 20. Yıl özel sayısında yer almıştır.
Sonraki Makine İhracatçıları Birliği aylık dergisi "MOMENT" 137. Sayısında, TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı Ş. Nezih KULEYİN ile söyleşisi...