Türkiye Bilişim Derneği’nin (TBD) 32. Ulusal Bilişim Kurultayı Konuşma Metni

Türkiye Bilişim Derneği’nin (TBD) 32. Ulusal Bilişim Kurultayı kapsmında 5 Aralık 2015’te gerçekleştirilen Panel: Kobi, Teknoloji, Rekabet Edilebilirlik panelinde TOSYÖV Başkanı Sayın Yalçın Sönmez’in konuşmasıdır.

Değerli katılımcılar;
Hala etkisinden kurtulamadığımız küresel kriz, KOBİ’leri; Bilişim Teknolojileri’nden azami oranda yararlanmaya itti.
Böylelikle Bilişim sektörümüz KOBİ’lerin çok yönlü dönüşüm sürecinin bir parçası oldu.
KOBİ’lerde dönüşümü, rekabetçilik ve yüksek teknolojiye geçiş arzusu yönlendiriyor.
Bilişim Teknolojileri sektörü KOBİ’leri dönüştürecek her eylemin ekseni olabilecek potansiyeli taşımaktadır.
Bu olduğu zaman dönüşümün adı “e-dönüşüm” olabilir.

Yenilikçi KOBİ potansiyelimiz ‘istekli olanlar” sınıflamasında AB’den yüksektir; %52 civarındadır.
Ancak yenilik faaliyetinde bulunan KOBİ oranı maalesef % 20’nin gerisindedir; bunun da %6’sı başarısız olup vazgeçmektedir.

KOBİ’lerde Bilişim Teknolojileri’ne geçiş süreci Türkiye’de geç başladı ve hala çok gerideyiz.
Bilişim Teknolojileri’ne geçiş hızı da KOBİ’lerde hala yavaştır, bunu hızlandırmak zorundayız.
Kaybedecek 1 saniyemiz bile yok. Çünkü; Dünya üretime dönüyor.
Üretim ve istihdamda KOBİ’ler öne çıkıyor.

Geçen ay ülkemizde yapılan G20 TURKEY 2015-Antalya Zirvesi dünya ekonomisi için şöyle dedi:
Geçmiş 10 yılı KOBİ’ler taşıdı.
Gelecek 10 yılı da KOBİ’ler taşıyacak.
Bilişim sektörümüz de bu vizyona odaklanmalı.

G20 hükümetlere şu görevleri de yükledi.
Açık veri, dinamik ve kapsayıcı büyümeyi teşvik edenen önemli araçlardan biri olarak algılanmalı.
Kamu-özel sektör ortaklığı ile çalışacak modeller tasarlanmalı.
Küresel büyüme için gerekli olan internet ve dijital ticarete odaklanılmalı.
KOBİ’ler dijital ekonomiye daha yoğun entegre edilmeli.
e-ticaretin kullanım alanı genişletilmeli.

Dikkatinizi çekerim;
Bunlar ulusal çerçevede yapılmayacak.
Dijital kurallar ve düzenlemeler konusunda küresel çapta
işbirliği kurulacak.
Bilişimde küresel entegrasyonu ve internet yönetim liderliğini
G20 üstlenecek.

Ulusal çerçevede neler yaşanacak, ona da bakalım.
Kamuda veri merkezleri bütünleştirilecek.
Kamu Bulutu Projesi uygulanacak, hizmette verimlilik arttırılacak.
İstatistiki Bilgi Altyapısı güçlendirilecek.
Tüm verileri ve istatistikleri tek çatı altında toplayan bir internet portalı oluşturulacak.
Bilişim Sektörü’ne ilişkin oluşturulan prensipler seti
uygulamaya konulacak.

Bu doğrultuda Hükümetimizin de açıklanmış bir konsepti bulunuyor.
Buna; yüksek teknoloji ile üretimi esas alan,
yeni bir Sanayileşme Stratejisi diyebiliriz.
Bu strateji hepimiz için uyarıcıdır.
KOBİ’lerimiz rekabetçi olacaklarsa, Ar-Ge ve İnovasyon yapacaklarsa,
Ne edip edip, üretimden yönetime tüm KOBİ faaliyetlerine
Bilişim Teknolojileri’ni sokmalıyız. Böylelikle KOBİ’lere verimlilik ve hız kazandırmalıyız.
Türkiye’nin en zayıf yanlarından birisi de işbirliği konusudur.
Kurumsal ve sektörel işbirliklerinde gerinin de gerisindeyiz.
Kamu-özel kesim işbirliklerinde bir modelimiz yoktur.
İşletme bazında baktığımızda, KOBİ’lerde Bilişim Teknolojileri’ne geçişi sınırlayan engeller, bilgi ve bilinç, kalifiye istihdam ve kaynak yetersizliği gibi görünür.
Bu engeller de ancak işbirlikleri ile aşılabilir.
Bilişim Sektörümüz için işbirlikleri yaşamsaldır.
Biz, TOSYÖV olarak, sektörün dikkatini KOBİ’lere çeviren
her platformu önemsiyoruz.
Bilişim Sektörünün KOBİ’lere yönelik bilgi, bilinç ve iştah artırıcı
her etkinliğine bir KOBİ ve Girişimci Vakfı olarak güç veriyoruz.
Sektörün KOBİ’lere yönelik her tür etkinliğine kurumsal desteğimizi sürdürmekteyiz.

“Bilişim Sohbetleri”nde sıra KOBİ’lere gelince;
biliyorum, söz uzar.
Özetin özeti şudur:
Yüksek ekonomik büyüme bilişimi de büyütür, ama sadece donanım ayağını….
Bu yetmez, çünkü;
yazılım ve hizmet ayakları güdük kalmışsa
sektör güçlenemez, “millileşemez”, ihracatını artıramaz.
Bilişimin yazılım ve hizmet ayakları Türkiye’de
ancak KOBİ’ler üzerinden gelişip güçlenir.
Bunu ben biliyorum, sizler biliyorsunuz,
ama KOBİ’ler henüz yeterince bilmiyor.

“Bilişimsizliğin maliyeti” gibi önemli bir kavramı
bilişim sektörümüzün kendisi üretti.
KOBİ’lerin bunu görmesi gerekir.
KOBİ görerek kavrayan bir yapıdır.
Bunun alt başlıkları da var.
Ticaretteki ve hizmet sektöründeki KOBİ’ler, kendi sektörünün geniş yelpazesini içermiş modelleriyle,
İmalattaki KOBİ’ler de, kendi sektörünün özgün normlarını içeren
modelleriyle,
…. gelen bilişimciyi dinlemeye hazırdır.

Bu geniş KOBİ-müşteri yelpazesinin %52’sinin yenilikçi olduğunu açıklamıştım.
Ancak şunu da eklemeliyim:
Yenilikçi KOBİ’lerin yarısı ilk beş yılda başarısız kaldığı için yenilikten vazgeçmektedir.
O halde Bilişim sektörümüzün Ar-Ge ve İnovasyon kapasitesini
kışkırtacak –fışkırtacak– olan yeterli sayıda KOBİ bulunmaktadır.
Bu durumda Bilişim Sektörümüz dönüp,
biraz da kendine bakmalıdır.
Değerli Katılımcılar; Sonuç olarak; Türkiye ekonomisi “dönüşüm zamanı” içindedir.
Küresel akıntıya uyarak yüzmektedir.
Doğru kulaç atarsa karşıya geçebilecektir.
Yoksa boğulacaktır.
Doğru kulaç; bilişim sektörüdür.
Ekonomiler bilişimle yüzebilmektedir.
Geleneksel kulaçlarla yüzme yarışını tamamlamak olanaksızdır.
Bunu önce bilişim sektörümüz anladığı;
anladığını da KOBİ’lere anlatabildiği zaman…
karşı kıyıdan bize el sallayan bilgi toplumunun,
yanına varabileceğiz.
İnternet ve donanımla mayomuzu giydik.
Yazılım ve hizmetle yüzeceğiz.
İşte bütün mesele…
Saygılarımla…

Yalçın Sönmez
TOSYÖV
Yönetim Kurulu Başkanı

Previous İSG İyi Uygulamaları Paylaşılarak Çoğaltılacak ve Yaygınlaşacak
Sonraki KalDer ve TÜSİAD 23. Kez Kaliteyi Ödüllendirdi