OSB’den Teknik Üniversiteye; Bir serüvenin kahramanları.

OSB’den Teknik Üniversiteye; Bir serüvenin kahramanları.

Dünya Gazetesi Haber Linki

OSTİM OSB yönetim kurulu başkanı Makine mühendisi Orhan Aydın ve OSTİM Vakfı Müdürü Gülnaz Karaosmanoğlu’nu ziyaret etme olanağını buldum. Orhan bey ve vakfın hafızası Gülnaz hanım her ikisi de olağanüstü çalışkanlıklarıyla OSTİM’de uygulamaya konulan projelerin başarılı olabilmeleri için her sürecin içinde oluyorlar..

Öncelikle Orhan Aydın’ı OSTİM’e kazandırdığı onlarca projeler nedeniyle kutlamak istiyorum.

Kendisini KOSGEB başkanlığım dönemimde yakından tanıdım.

KOSGEB’İn OSTİM hizmet binasının yapımında destek ve katkıları olmuştu.

Orhan beyin ülke sanayisine, ekonomisine yerlilik ve millik kavramını her boyutuyla sloganın ötesinde fiili uygulamalarıyla büyük katkılar sağlayan bir OSTİM yaratılmasındaki çalışmalara, projelere önderlik yaptığına yaklaşık 25 yıldır tanık olanlardanım.

Gerek OSB yönetim kurulu gerekse OSTİM vakfındaki arkadaşlarıyla yaratılan uyumlu çalışmalara Ankara’daki üniversitelerin bilim insanlarını katıp, Ankara Sanayi Odası’nın değerli başkanı Nurettin Özdebir ve yönetim kurulunun destekleriyle OSTİM’de dünya ölçeğinde Yerli ve milli üretim anlayışıyla bölgesel bir kalkınma modelini oluşturmuşlar..

1997 yılında OSB statüsü kazanan OSTİM, 17 sektör 139 işkolunda, 6 bin 200’den fazla firma ve 60 binden fazla çalışanıyla inovasyon ve Ar-Ge sonuçlarının ürüne dönüşeceği binlerce nitelikli girişimci ve üretici firması, Türkiye’nin zengin makine parkı ve 50 yıllık üretim tecrübesiyle de bir sanayi kenti..

Orhan beyin anlatımıyla “OSTİM, Çok farklı disiplinlerde esnek üretim yeteneği, planlama, Ar-Ge, tasarım ve mühendislik deneyimi ile işletmeler, ihtiyaçlar çerçevesinde planlı programlı olarak kurulmuş profesyonel destek kuruluşları, uzmanlaşmış çözüm ortakları ve müzakereci katılıma açık yönetişim anlayışıyla Türkiye’de başarısını kanıtlayan ve uluslar arası alanda örnek gösterilen Bölgesel Kalkınma Modeli için, tarih ve coğrafyamızın verdiği sorumlulukla, Ortadoğu, Afrika, Orta Asya ve Balkanlar başta olmak üzere tüm dünyada bilgi ve tecrübelerini paylaşarak tarihi bir misyonu da üstleniyor..“ diyor.

Orhan beyden önce kümelenmeyi, Teknoparkı son olarak ta üniversite projelerini kısaca anlatmasını rica ettim.

Kümelenmeden başlarsam diyor Orhan bey; “Sektörel rekabet analiziyle başlatılan çalışmalar ve özellikle bölgesel kalkınma modeli olarak dünyada gösterdiği başarı değerlendirilerek rekabet gücü yüksek sektörlerde kümelenme projeleri hayata geçirilmiştir.

Türkiye’nin kümelenme faaliyeti alanında en çok girişimi olan bölgesi olarak dikkat çeken OSTİM ‘de; iş ve inşaat makineleri, yenilenebilir enerji ve çevre teknolojileri, savunma ve havacılık, kauçuk teknolojileri, raylı sistemler, medikal ve haberleşme teknolojileri sektörlerinde 7 farklı küme ile ülke ihtiyaçlarına yerli-milli çözümler için çalışılmaktadır.”

Kümeler böyle, Teknoparkımız’a gelince, “Bizim tanımımızla Teknoloji Üretim Fabrikası, OSTİM’in kalbindeki tasarım ve üretim merkezi..

Dünyanın sayılı merkezlerinden biri olmasını hedefleyerek yola koyulduk…

Teknoloji Üretim Fabrikası (TÜF) 1000 metrekare atölye ve 600 metrekare ofis alanı ile; OSTİM’de bulunan girişimciler/firmalar başta olmak üzere Ankara bölgesinde mevcut ve kurulması planlanan teknoloji tabanlı firmalara yönelik, uygulamalı araştırma, açık inovasyon, hızlı prototipleme ,prototip üretimi ve Ar-Ge çalışmalarına imkan sağlayacak alternatifli makine parkuru ve ofis şeklinde kullanabilecekleri alanları olan bir merkez oluşturulacaktır.

Bununla birlikte makine satın almaya ihtiyaç duymadan tasarım ve ürün geliştirme faaliyetleri, gelişen teknolojilere yönelik eğitim ve etkinlikler, fikri mülkiyet gibi çeşitli hizmetler de “Kültivasyon Hizmetleri” adı altında Teknoloji Üretim Fabrikası’nda sunulacaktır.

Büyük projemiz “OSTİM Teknik Üniversitesi”ne sıra geldi derken Orhan bey ve Gülnaz hanımın gözleri parlıyor heyecanlanıyorlar anlatırken gurur, sevinç ve mutluluk yüzlerine ve konuşmalarına yansıyordu.

Bölgemiz ve ülkemizin endüstriyel kalkınması amacıyla faaliyet gösteren vakfımız sözleriyle başladığı anlatımını; “Günümüz ve geleceğin gelişen istek ve ihtiyaçları doğrultusunda başta eğitim, istihdam, Ar-Ge olmak üzere yenilikçilik, teknoloji transferi, girişimcilik, sektörel ve bölgesel kalkınma modelleri gibi faaliyetlerinin bilimsel kurumsal bir yapı içinde yürütülmesinin daha rekabetçi ve sürdürülebilir olacağı düşüncesi ile,v akfımızın maddi ve manevi birikim ve değerleriyle buluşturularak ülkemizin bilim ve teknoloji yetkinliğinin artırılmasında etkin ve özgün bir kurum oluşturmak hedefiyle OSTİM Teknik Üniversitesi’ni kurma kararı almıştır.

1 Temmuz 2017’de yürürlüğe giren ‘Üretim Reform Paket’i içinde OSTİM Teknik Üniversitesi’nin kuruluşuna ilişkin yasal statü tamamlanmıştır. Hedefimiz, uluslar arası üniversiteler sıralamasında ilk 500 de yer alan, milli ve insani değerleri özümsemiş, her yönüyle saygın bir üniversite olması.. Üniversitede güncel ve öğrencinin sürekli kullanımına açık laboratuarlar ve atölyeler hedefliyoruz ancak bizim asıl laboratuarımız ve kampusumuz OSTİM ve Ankara’nın tüm işletmeleri olacak.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Meslek Yüksek Okulu ve 2 enstitü üniversite bünyesinde eğitim verecek. Değerli bilim insanı Prof. Dr. Taner Altınok Cumhurbaşkanlığımızca rektör vekil olarak atandı. Binalarımızı hazırladık, önümüzdeki günlerde kadro, yönetmelikler gibi gerekli çalışmaları rektörümüzün liderliğinde başlatıp 2019 yılında öğrenime başlayacağız” sözleriyle tamamladı.

OSTİM’e değer katan projeleri gerçekleştiren Başkan Orhan Aydın’a, vakıf mütevelli heyetine, OSB yönetim kuruluna, vakıf müdiresi Gülnaz Karaosmanoğlu’na ve emeği geçenlere teşekkürler…

Dünya Gazetesi – Hilmi Develi

Previous Mesleki eğitimde yeni vizyon, yeni stratejiler gerekiyor..
Sonraki Beşikten mezara kauçuk..