KOSGEB, KOBİ’lerin ve girişimcilerin “Çatı Kuruluşu” olmalı…

KOSGEB, KOBİ’lerin ve girişimcilerin “Çatı Kuruluşu” olmalı…

Dünya Gazetesi Haber Linki

Türkiye de KOBİ’lere, girişimcilere, yönelik farklı kurum ve kuruluşlar tarafından birçok benzer destek ve teşvikler verilmektedir.

Çeşitli kaynaklardan derleyebildiğim kadarıyla destekler;

Maliye Bakanlığı (Vergisel Destekler), Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı–Kalkınma Ajansları, TÜBİTAK-TEYDEB, KOSGEB, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-İŞKUR, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı–ORKÖY, KGF, TESKOMB, TTGV, yurtdışı kaynaklı destekler (Dünya Bankası, Avrupa Birliği hibe fonlar, IPARD) tarafından verilmekte.

Verilen desteklere ayrıntılı olarak bakıldığında desteklerde çakışmalara, kaynak israfına, hatta bu kesimlerin deyim yerindeyse kafa karışıklığına ve KOBİlerin ve girişimcilerin ihtiyaca uygun desteğe kısa ve doğru yoldan ulaşma konusunda güçlüklerle karşılaşmasına neden olmaktadır.
Keza ülkemizdeki işletmelerin yüzde 85’i küçük ölçekli işletmelerden oluşmakta ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin de yine yüzde 94’ü aile şirketleri olduğu bilinmektedir.

Böyle bir yapının devlet desteklerini, Ar-Ge’yi, markalaşma gibi unsurları izleyecek bilgi ve zaman sorunları yaşadıklarını bu işleri kotaracak elemanları istidam edecek mali güçleri bulunmadığına yıllardır tanık oluyoruz.

Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de KOBİ’lere, girişimcilere yönelik desteklerin tek merkezden izlenmesi, destek ve teşviklerin etki analizinin yapılması kaynakların doğru ve ölçülebilirliği yönleriyle izlenmesi değerlendirilmesi ve sonuçlarına göre yeni destek modellerinin oluşturulması zaman yitirilmeden uygulanmalıdır. Destek ve teşviklerin uygulamaya başladığı günlerden bugüne değin etki analizinin yapılamamasının nedeni bilimsel ve doruluğu tartışılamayacak bir veri tabanının olmaması olduğu bilinmektedir.

KOBİ ve girişimcilerimizin destekler ve teşviklere ulaşabilmeleri için başvuracağı ilk adres ise kanımca KOSGEB olmalıdır.

Peki hangi KOSGEB derseniz bu yapısıyla adres olarak göremeyiz.

Bu günkü yapıya göre, Başkanlık, KOSGEB‟in yürütme organıdır ve merkez teşkilatı ile taşra teşkilatından ibarettir.

Taşra teşkilatını müdürlükler oluşturmakta olup 81 ilde 89 KOSGEB Müdürlüğü ile KOBİ’lere, girişimcilere destek vermektedir.

Müdürlükler, KOSGEB desteklerinin KOBİ‟lere kullandırılmasını sağlamak,
KOBİ’lere ve girişimcilere uygulanan destekler, teşvikler, pazar bilgileri gibi konularda
KOBİ‟lerin ihtiyacı olan bilgilendirme hizmetlerini gerçekleştirmek, KOBİ’lerin rekabet
güçlerini arttırmaya yönelik araştırmalar yapmak, raporlar hazırlamak, projeler hazırlamak ve
bu projeleri yürütmekle görevlidir.

İşletmelere ülke çapında verilecek KOSGEB desteklerinin; yaygın, etkin ve koordinasyon
içinde sunulmasını sağlamak üzere ticaret ve sanayi / ticaret / sanayi odaları, ticaret
borsaları, esnaf ve sanatkarlar odaları / birlikler, esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet
Kooperatifleri birlikleri, organize sanayi bölgeleri yönetimleri gibi yerel kurum ve kuruluşlar
ile işbirliği çerçevesinde 30 ilde 77 KOSGEB temsilciliği kurulmuştur.

KOSGEB hedef kitlesi 2009 yılında hizmet ve ticaret sektörünün eklenmesiyle yaklaşık 8 kat artmış ve çeşitlenmiş ancak kurumun fiziki ve insan kaynaklarında bu durumun gerektirdiği kapasite geliştirilememiştir.

Mevcut haliyle 50 ildeki KOSGEB Müdürlüğü’nde ortalama 1,5 personel bulunmakta, bu durum KOBİ ve paydaşlarda memnuniyetsizliklere neden olmaktadır.

KOBİ’lere, reel sektöre yönelik olumlu projeleri başarı ile uygulamaya koyan (örneğin Üretim Reformu Paketi) Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı Dr. Faruk Özlü‘nün, “Hükümetimizin yerli ve milli ürün teknoloji seferberliğine, teknoloji tabanlı ve katma değer üreten KOBİ’lerin uluslararası rekabetin aktörleri haline getirecek KOBİ Temelli Ekonomik Kalkınma Hamlesi” perspektifinde elde edilecek başarının KOSGEB’in yapısal değişimiyle gerçekleşeceğine olumlu baktığına eminim.

KOSGEB’in şu anki yapılanması sayın Özlü’nün çok doğru ifade ettiği gibi, “KOBİ Temelli Ekonomik Kalkınma Hamlesi”ni sürdürebilecek durumda değil. O nedenle KOBİ ekosistemindeki dağınık yapıyı düzenleyecek ve kurumlar arasında eşgüdüm sağlayacak bir yapıya ihtiyaç vardır.

Kamu kurum kuruluşları nezdinde KOBİ’ler lehine müdahil taraf bir başka ifade ile KOSGEB, KOBİ’lerin, girişimcilerin sesi olmalıdır.

KOSGEB’de başkan yardımcılığı ve başkanlık görevlerinde bulunmaktan onur ve mutluluk duyan 70 yıllık yaşamının 25 yılını KOBİ’lere veren, TOSYÖV’de 3 yıl başkan yardımcılığı 8 yıl başkanlık halen de denetleme kurul üyeliğini yürüten, Business Channel TV kurucu ortağı, Finansal Forum, Referans, Forum Diplomatik, Cumhuriyet, Kobiefor dergisi ve son 6 yıldır da yazarı olmaktan onur duyduğum DÜNYA olmak üzere KOBİ’ler ve girişimcilik ana temalı yaklaşık 800 civarında köşe yazısı olan, halen Türkiye’de ilk özel organize sanayi bölgesini kuran; son 5 yıldır da plastik sektörünün ilk özel ihtisas OSB’nin (PAOSB) yönetim kurulu üyeliğini sürdürmekte olan biri olarak söylüyorum:

Hükümetimizin, yerli ve milli ürün, teknoloji seferberliğinin hedeflerine ulaşmasında KOBİ ekosistemini yönetecek, yönlendirecek ve tavsiyelerde bulunacak güç ve yetkiye sahip “KOBİ Müsteşarlığı” gibi bir çatı kuruluşu oluşturulmasında büyük yarar görmekteyim.

Dünya Gazetesi – Hilmi DEVELİ

Previous Yüksek katma değerli ürünler üretip, bunu dünyaya tanıttığınızda başarı kaçınılmaz oluyor.
Sonraki XIV. KOBİ Zirvesi gündemi, "Süper Teknoloji ve Süper Akıllı Toplum"