Gün; birlik olma, her zamankinden daha fazla üretme ve kenetlenme günüdür.

Gün; birlik olma, her zamankinden daha fazla üretme ve kenetlenme günüdür.

Dünya Gazetesi Haber Linki

Başkan Trump’ın akıl almaz tutumu nedeniyle ABD ile yaşanmakta olan sorunlar, 15 Temmuz darbe girişiminin planlayıcısı ve sorumlusu olan Fethullah Gülen’in iade edilmemesi ile başlamış, daha sonra ise Rahip Brunson sorunu ile ateşlenen, ABD’nin Türk bakanlara karşı çirkin yaptırımı, çelik ve alüminyum ürünlerine getirilen vergi artırımı, F-35 savaş uçaklarının sevki dondurulması ile sürmekte

Bu yaşanılanlar, dostluğa, müttefik ilişkilere sığmayan gelişmelerdir.

Tüm bunları,Türkiye’nin, Türk insanın kabul etmesi asla söz konusu olamaz..

ABD ile yaşanan gerilimin ekonomimizi, ihracatımızı, olumsuz etkilemeye başlamış olması başkan Trump’ın ülkemizi baskı altına alma amacına dönüştürme girişimlerine boyun eğmemiz ise asla söz konusu olamaz.

Geçtiğimiz cuma günü dövizde yaşanan artış gününü ekonomide “Kara Cuma”ya dönüştürmüş, dolar 6 TL seviyelerine çıkmış, haftanın ilk günü ise 7 TL’yi görmüş olması öngörülemeyen bir döviz sürecini yaşanmasına neden olmuştur.

Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yaptıkları açıklamalardan sonra Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yaptığı basın toplantısı ile piyasaları sakinleştirmeye çalıştılar.

Bu girişimler dolar kurunu 6 TL bandına tekrar getirmiş olması olumlu olmuştu. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’da “TEYDEB 2 projesiyle cari açığı azaltacak veya katma değeri yüksek ürün, süreç ve teknoloji geliştirme projelerini destekleyeceğiz. Ülkemizde yaygın olarak kullanılan ürün ve teknolojilerin yerli olarak geliştirilmesine destek vereceğiz. Bu yeni destek programının, cari açığın azaltılması başta olmak üzere yüksek katma değerli ürünlerin üretimine önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz” açıklamasıyla bu süreçte yapacaklarını açıklamıştı.

Ancak Bakan Varank’ın bu açıklaması dışında sanayicinin, reel sektörün beklentilerine acil çözümler olabilecek bir açıklama henüz olmadı. Sosyal medyada bilgi kirliliği yaratarak kaosu tetikleyen girişimleri asla kabul etmiyorum. Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal önderliğinde yedi düveli yenen Türk halkı bu ekonomik savaşı da elbette kazanmalıdır.

68 kuşağından, ABD’nin “Altıncı Filo”suna Şubat 1969’da hayır diyenlerden biri olarak 49 yıl sonrada ABD Başkanı Trump’ın Türkiyemizi tehdit etmeye yönelik akıl almaz kararlarına bir kez daha hayır diyorum.

Bugüne kadar izlenen ekonomi politikalarında bazı yanlışlıklar olabilir ancak gün ayrışma günü olarak görmememiz gerektiği görüşü ve inancındayım. Gün birlik olma günü, her zamankinden daha fazla üretme ve kenetlenme günüdür. Reel sektörün, sanayicinin, KOBİ’lerin yaşadığı finansman ve pazar gibi sıkıntılara kısa sürede acil çözümleri üreterek bu kesim de rahatlatılmalıdır.

Kişisel önerim;

– Kriz dönemlerinde geliştirdikleri bir dizi projeleriyle KOBİ’lere can simidi görevini üstlenen KOSGEB ve 2017 yılında ekonomide büyümenin motorluğunu başarıyla yerine getiren Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) bu konuda geliştirecekleri projeler çözüm odaklı olacaktır.

KOSGEB Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt ve oluşturulan özgün modelle dünyanın en büyük Kredi Garanti Kurumu haline gelen KGF Genel Müdürü İsmet Gergerli’nin bugüne değin yaptıkları çalışmalarada başarılarını yakından izleyen biri olarak yaşamakta olduğumuz ekonomik krizde de başarılı projeler geliştireceklerine inanıyorum.

– KOBİ’ler ve reel sektör bu süreci hasarsız aşabilmeleri, ekonomide var olabilmeleri için bankalara olan borçları mutlaka yeniden yapılandırılmalıdır.

– Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) geçmişte nasıl “Nefes Kredisi” projesini bankalar ve KGF ile birlikte organize ederek başarılı olmuşlarsa bu veya eş de bir projeyi acilen devreye sokmalıdır.

İhracatcı firmalarımızada Eximbank ve KGF işbirliği ile geliştirilecek (yada yürütülmekte olan projeye yeni kaynak aktarılarak) projeyle sıkıntılarını en aza indirilmiş olacağı görüşündeyim.

Dünya Gazetesi – Hilmi Develi

Previous Bülten: Avrupa İş Etiği Ağı Türkiye Yapılanması...
Sonraki Teknolojideki değişim, dünyayı ve Türkiye’yi nasıl şekillendirecek? Neler yapılmalı?